Eyl
29
2010
0

ve Üniversite. .

Daha dün sokaklarda top oynayıp akşamın hüzünlü karartısında annemin pencereden “Hadi yeter artık geç oldu!” nidaları kulaklarımda yankılanıyorken aynada bir üniversiteli görmek.. Bir gurur,gurbet ve özlem tablosu..

Özlüyorum o günleri küçük olmayı ama şimdi büyüdüğümü gördüğüm için adımlarımı atmam gerekiyor ve bunu biliyorum.. Tatlı anıların eşiğinde az da olsa eskimiş olan yüzüme tebessüm veren tüm geçmişimi geride bırakıp farklı bir şehire taşıdım kendimi.. Uzağa, çok uzağa gittim belki de ama bu gurbet denen şeyi çekmem (devamı…)

Süleyman Erdem bu yazıyı 29 Eylül 2010 Çarşamba günü, saat 20:58'de yazmış.
Oca
10
2010
0

Yorgunum..

Dersane dersler sınavlar canlı müzik derken kendime iyi davranmadığımı farkettim son günlerde. Vücudum için vakit ayıramıyorum artık. Ne zaman bir boş vakit bulsam mutlaka dolduracak bişeyler çıkıyor. Yani uzun zamandır şöyle dvd karşısına geçip etrafımı abur cuburla doldurup sabahlara kadar kalabalık arkadaş ortamında sabahlamadım. Hani ara sıra sabahlamalar oluyor ama bu daha bi keyif veriyo bana : )  Uyku saatim düzenim yok vücut saati şaşmış ben şaşmış vücudum harap ve bitap düşmüş :/ Şu üniversite için hayattan fedakarlık edilen aşağılık süreç bitseydi bi karadeniz turu yapıp rahatlardım en azından. Ya da en iyisi ben egeye gideyim : ) Beni ancak orası düzeltir :p Sınavı atlatayım da ne olursa olsun havalarındayım. Ve haftada 3 gün(salı,perş,cuma) canlı müzik için 5 saatimi harcıyorum sonra eve gelince zaten bişeyler atıştır e-postalara falan bak derken yatağımda sızıp kalmış olarak buluyorum kendimi.. Mutsuz umutsuz yaşıyoruz bakalım.. Belkide aşık olma vaktim gelmiştir kim bilir : ) Neyse aşkı düşünürüz bi ara.. Gitar dersim var bi saat sonra.. Gidim de öğrencilerimle ilgileneyim biraz.. Hadi görüşürük :A

Süleyman Erdem bu yazıyı 10 Ocak 2010 Pazar günü, saat 13:06'de yazmış.
Ara
06
2009
0

Özlemişim Ders Çalışmayı !

Uzuuunca zamandır tam manasıyla oturupta şöyle saatlerce ders çalışmamıştım. Bugün ne olduysa birden şevke geldim ve toplamda 8 saat boyunca dersin başından kalkmadım. Kaç yüz tane soru çözdüm bilmiyorum ama kendime geldim sanki : ). “Ulan ders çalışmanın neresini özledin ?!” diye düşünülebilir ama bilmiyorum özlemişim işte :p. Rayına çok çok önce oturması gereken sistemim, ancak şimdilerde yola giriyor. Bundan sonra 5-6 saatin altına düşürmeden düzenli olarak arttırmayı planlıyorum bakalım neler olacak. Eskiden okul vardı şimdi o da yok ve haftanın 3 günü gittiğim dersaneden arta kalan vakit o kadar çok ki insan bocalıyor bu kadar boş zamanda ne yapacağını düşünerek. Tüm bu boş vakitleri ders ile doldurmak elbette imkansız ama tıp ya da benzeri bir bölüm için çalışmak şart. Çok iyi bir tatil yapıp aklımdaki tüm bilgileri neredeyse unuttuğum 3 aylık yaz döneminin zararlarını yeni yeni görüyorum. Aslında çok da pişman değilim ama olsun keşke bırakmasaymışım. Her neyse artık önümüze bakacoğuh(yeni bir kelime :p). Mutlu günler.. Takipte kalın ; )

Süleyman Erdem bu yazıyı 6 Aralık 2009 Pazar günü, saat 1:01'de yazmış.

Bi 10 sene sonra elindeki kahveyi boğaza naazır evinin, oturması en zevkli köşesinden, geçen gemileri izlerken yudumlayan 30 yaşında genç bir mühendis & müzisyen karışımı görüntüsü hayaliyle bu gereksiz site altı yazısını yazıyorum.Tema için TheBuckmaker.com'a teşekkür ederken ara sıra siteye girip "yine ne yazdı acaba bu çocuk?" düşüncesiyle beni okuyanlara selam olsun.
2009-2011 © SuleymanErdem.Com | BirMüzisyen