Henüz birkaç hafta önce parklarda bahçelerde güneşin tadını çıkarırken nerdeyse kaloriferleri yakacak duruma geldik.. 4 mevsimi de tam anlamıyla yaşıyoruz.. Ben aslında kışı pek sevmem, bir karamsarlık uyandırır içimde.. Ama sonbaharın dökülmüş yapraklarının yağan yağmurla kusursuz uyumu her zaman hüzünlendirmiştir beni.. Umutsuzluk içerisinde yere düşen her damlayı pencerenin ardından izleyen bir çocuk tablosu belirir gözlerimde.. Belki de yüzleşmekten korktuğum bir yanımı anımsatıyor bana, kim bilir.. Dışarı çıkıp yağmurun altında saatlerce yürümek istiyorum.. Birileri yere düşen damlaların intihar çığlıklarını fısıldıyor kulaklarıma sanki.. Her bir damlasında bana yalnızlığı anımsatan yağmur dinsin istemiyorum, çünkü kendi yalnızlığımı paylaşabildiğim tek varlık o.. Yeniden güneşli ve huzurlu günlere kavuşmak dileğiyle her bir damlasında ayrı bir hikaye barındıran yağmurun şerefine..
Süleyman Erdem bu yazıyı 2 Kasım 2009 Pazartesi günü, saat 12:31'de yazmış.