Bugün dersanedeki hocalarımız ve sınıfımızdaki erkek topluluğu arasında bir halı saha maçı düzenlemiştik. Ama ne var ki hazin son! ‘dan kaçamadık : ). Dersanede en az farkı yiyen sınıf olma ünvanını ilk maçtan almış olsak ta fark denen
şeyin tekerrür ettiğine bir kez daha şahit oldum bu akşam : ). Her hafta oynayan ve kalecisi mondragonvâri performans sergileyen bir takıma karşı henüz 2. maçına çıkmış ve 7 kişiyle birlikte hücum yapan bize, yenilmekten çok saha masraflarını ödememiz koydu açıkçası : ). Gerçi şuan ki formsuzluğumu 2 yıl önce sporu bırakmama bağlıyorum ama keşke devam edebilseymişim.. Tüm bunlara ek olarak kimden geldiğini görmediğim bir tekme üzerine sol ayak bileğimi sakatlamış bulunuyorum
Şuan üzerine basamıyorum ama umarım iyileşir kısa sürede.. En az farkı yiyen sınıf olarak ünümüz an itibariyle yayılmaya başlamış görünse de bu başarının ardından bizimle fotoğraf çektirmeye gelecek olan yan sınıfları da beklemiyor değilim.. :O
Süleyman Erdem bu yazıyı 15 Kasım 2009 Pazar günü, saat 22:33'de yazmış.